Azerbaycan ve -bana göre- Türk dünyasının yaşayan en canlı şairlerinden Elman TOVUZ'un Dede Şemşir'e yazdığı naziresini defalarca okudum. Keşke Elman TOVUZ Hoca Dede Şemşir'in şiirini de yayınlasaydı diye düşündüm. Google'a sordum, bulamadım.
Ben de Elman TOVUZ'un naziresine bir nazire deneyeyim dedim.
Bakalım gönlümden ne kopacak, dilimden ne çıkacak, kağıda ne düşecek?
Ya Allah!
BEN DE BİLDİM.
Dedi:
"Oxudum şerini, ay Dədə Şəmşir,
Bildim inci nədi, dürr nədi, bildim.
Gəzib xəyalımda dağları bir-bir,
Bildim Mina nədi, Tur nədi, bildim."
Dedim:
Men de seni oxudum Ay Elman Tovuz
Bildim esir nedi, hür nedi bildim.
Delik kaplar doldu boşaldı havuz
Bildim dere nedi, Kür nedi bildim...
Dedi:
"Gah heyrət içində durub-dayandım,
Gah üzdü söz məni, alışıb-yandım.
Gah susdum lal kimi,
gah çalxalandım,
Bildim Araz nədi, Kür nədi, bildim."
Dedim:
Bazen davetlerde başa oturdum,
Sofraya gelenden ben de götürdüm
Şükür edip duâmı da yetirdim
Bildim cahil nedi, pîr nedi bildim...
Dedi:
"Elmanam, seyr etdim sənət dağını,
Bir ömür yetərmi gəzəm bağını...
Ziyarət eylədim söz bulağını,
Bildim Ocaq nədi, Pir nədi, bildim."
Dedim:
Tokkalıyam gözüm sanat dağında
Bir elim kotanda, birisi dost bağında
Dostlarımın her dem solunda ve sağında
Bildim ayan nedir, sır nedir bildim...
Çocukluğum ve gençliğimde aksakalların sohbetlerini çok iştah ve dikkatle dinlerdim. Dinlediğim sohpetlerden varsa nasibimi alırdım ve yazı hayatımda o sohpetlerden devşirdiklerimi yeri geldikçe aktarmaya çalıştım.
İyi ki yapmışım.
Nasip edene şükürler olsun.
Şimdi gençlere ısrarla çok okumalarını ve yakınlarında varsa aksakalların sohpetlerine katılıp en azından kulak misafiri olmalarını şiddetle öneririm. O sohpetleren kazanılanlar okunarak asla kazanılamaz çünkü o sohpetler yazılı değildir, yaşanmışlıklardır vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
Mustafa ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder